Palm Yağı ve Kozmetikteki Yeri

Gıda, deterjan, kozmetik gibi endüstrilerde, hatta biyoyakıtlarda da kullanılan önemli ve çok yönlü, aynı zamanda oldukça düşük maliyetli bir hammadde olan palmiye yağı (palm yağı), palmiye ağacı (Elaeis guineensis)  meyvesinden elde edilmektedir. Palmiye ağaçları Afrika’ya özgüdür ancak 100 yıldan biraz daha uzun bir süre önce süs ağacı olarak kullanılmak üzere Güneydoğu Asya’ya getirilmiştir ve burada da yetiştirilmeye başlanmıştır. Günümüzde Endonezya ve Malezya küresel arzın en büyük kısmını oluşturmaktadır.

Marketlerde satılan margarin, çikolata, pizza gibi paketli gıdaların neredeyse yarısında, deodorantlar, şampuanlar, diş macunu ve ruj gibi kozmetik ürünlerde palm yağı çoğunlukla kullanılmaktadır.

Hazır gıda endüstrisinde sıklıkla kullanılan palm yağının yüksek sıcaklığa maruz kalması durumunda oluşan kloropropanollere bağlı olarak, sağlık üzerinde olumsuz etkilerinin olduğunu gösteren çeşitli veriler bulunmaktadır. Palm yağının, özelikle gıda sektöründe 200°C’ye kadar ısıtılması durumunda kanserojen yapısı artmaktadır. Isıtılmanın gerçekleşmediği durumlarda palm yağı içeriğindeki sterol, fosfolipid, karotenoid, yağ asidi, omega ve E vitamini bileşenleri ile güvenli şekilde kullanılabileceği belirtilmiştir.   

Kozmetikte Palm Yağının Yeri

Kozmetik sektöründe cilt bakım ürünleri, parfümler, şampuanlar, diş macunları, sabunlar vb. ürünlerde palm yağı sıklıkla kullanılmaktadır. Örneğin, palm yağının şampuanlarda kullanılmasının nedeni, saçlı derideki kirleri saçı yıpratmadan ve nemlendirerek temizlemesidir. Ruj ve fondöten gibi ürünlerde ise erimeyi engellemek, deriyi beslemek ve pürüzsüz bir kıvam sağlamak için kullanılmaktadır.

Palm Yağının Çevresel Etkisi

Palm yağı ucuzdur ve nispeten az arazi ile yıl boyunca cömert verimler elde edilmektedir. Yine de, korkunç derecede sürdürülemez olabilir. Ürüne olan talep, ormansızlaşmaya neden olmakta ve çeşitli tropik bölgelerdeki vahşi yaşam habitatlarını yok etmektedir. Orangutan, cüce fil ve Sumatra gergedanı gibi zaten nesli tükenmekte olan türlerin yaşam alanları da tehdit edilmektedir. Uluslararası Doğayı Koruma Birliği, palmiye yağı endüstrisinin tehdit altındaki 193 türü etkilediğini ve bunun genişlemesinin dünya çapında tehdit altındaki tüm memelilerin %54’ünü ve tehdit altındaki tüm kuşların %64’ünü etkileyebileceği tahmin edilmektedir.

Dünyanın en çok biyolojik çeşitliliğe sahip ormanlarından bazılarının ormansızlaşmasının başlıca itici gücü olmuş ve olmaya da devam etmektedir. Bu orman kaybı, karbon bakımından zengin turba topraklarının dönüştürülmesiyle birleştiğinde, atmosfere milyonlarca ton sera gazı salınmakta ve iklim değişikliği de olumsuz yönde etkilenmektedir. Ayrıca, işçilere ve çocuk işçiliğine yönelik bir miktar sömürü de söz konusudur. Bunlar, tüm palmiye yağı sektörünün ele alması gereken ciddi sorunlardır.

Palm yağının çevresel etkisi, daha fide dikilmeden önce arazinin temizlenmesiyle başlar. Bir 2018 Greenpeace araştırması, en iyi palm yağı tedarikçilerinin sadece 2015 ve 2018 yılları arasında 500 mil kare Güneydoğu Asya yağmur ormanını yok ettiğini belirlemiştir.

Sürdürülebilir Palm Yağı Endüstri için Tek Çözüm

Palm yağı daha sürdürülebilir bir şekilde üretilebilmesi için, şirketlere, hükümetlere ve tüketicilere düşen roller vardır. Çevre üzerindeki bu tür zararlı etkilere karşı koymak için 2004 yılında Sürdürülebilir Palm Yağı Yuvarlak Masası (RSPO) kuruldu.

RSPO, palmiye yağı üretimi ve tedariğini sağlamak adına en iyi uygulamaları belirleyen yetiştiriciler için üretim standartlarına sahiptir ve küresel endüstrinin çoğunu satın almaktadır. RSPO sertifikalı sürdürülebilir palm yağı, katı çevresel ve sosyal kriterlere göre üretilmiştir.

Palmiye yağı endüstrisinin, küçük ölçekli programlara ve sürdürülebilir peyzaj girişimlerine yatırım yapmaya ve bunları desteklemeye devam etmesi önemlidir.

KAYNAKLAR

Henüz Yorum Yapılmadı

Bir yorum Bırak

Your email address will not be published.